ÖYKÜMEN EDEBİYAT SAYI 24 (YAZ)

Ve bizim bir haziranımız / Bir yıl kadar yetecektir dünyaya.”

Yaz, bizden taşıp bir başkasıyla paylaşabileceğimiz kadar büyüyebilir. Ama bazen sonsuza dek sürecek gibi görünürken, aynı rüyayı gören bir grup insanın gecenin mahmurluğuyla gördüklerini aramaya koyuldukları birkaç kısa vakit kadar da sürebilir. İnsanlar birbirine kardeş hakikatlerin peşinde ilahi bir takdirin farklı dilleriyle evlere girerek, ovalardan ve sıradağlardan geçerek ilerler; belki aradıklarını değil ancak nihayet birbirlerini bulurlar. Yaz, haziranı bile kıskandıracak bir süratle bitmiştir. Yarım kalan suların üzerini hangi elin doldurduğu, nehirlerin nasıl olup da kuşlarına bile cimrileşip kuruduğu, karpuz sergilerinin bütün süsü geride kalmıştır. Artık rüyayı da yazı da bir kenara bırakıp aynı dilde buluşmanın vaktidir.

Öykümen Edebiyat’ın 24. sayısında farklı diller konuşarak aynı özde ortaklaşmaya yakından bakacak ve rüyalarla değil aramadan bulduğumuz hakikatlerle yeniden tanışacağız.

Yorum bırakın